There was an error in this gadget

9/22/11

SÜRÜN














AA+A projesinin Ankara Tunalı Hilmi caddesinde gerçekleştirdiği “Sürün”, bir kadının sokakta asker kıyafetleri içinde bir çarşafın altında sürünme hareketidir.

Deforme edilmiş biçimiyle sokakta gizlenerek ilerleyen çarşaf altındaki asker imgesinin, silahlı güçlerin halk için bir güven ve onur meselesi olması arasındaki çelişkinin deneyimlenmesi için sürünülmüştür.


Tanımsız varlığının sokakta gerginlik ve korkuya yol açması sürünmenin ilk amacı olamasa da, sokakta beyaz bir çarşafın ilerliyor olması olumsuzlanarak insanların çarşafın altında ne olduğunun merakına dayanamayıp çarşafı kaldırmalarına sebep olabilmiştir. Çarşafı kaldıran kişinin tepkisi “ahlaksız” diye bağırması ve sürünen kişinin yerden kalkmasını söylemesiyle sınırlı kalmıştır. Sürünme polisin gelip agresif bir şekilde çarşafı kaldırması, kimlik kontrolü yaptıktan sonra, sokakta bir çingenin sürünerek dilendiği konusunda ihbar aldıklarını söylemesiyle sonlandı.

----------------

CRAWL


Project AA+A's “Crawl” in Ankara Tunalı Hilmi street is the movement of a women crawling dressed up as a soldier under a sheet.

The deformed image of a soldier crawling under a sheet, is to try to experience the contradiction between armed forces as a matter of honor and protection for public.

Even if the undefined presence of crawling was not to bring tension and fear to the people on the street, the action was not approved and the curiosity of the people could not stop them from picking up the sheet, looking under it to see what it is. The reaction of the person who picked up the sheet was limited with scream ing at the person under the sheet that she is “immoral” and should get up. The crawling ended when the police picked up the sheet aggressively, did an ID search and said that they had a call stating that there was a gypsy begging while crawling.


7/6/09

Face the Book


Aşağıdaki bağlantıda projenin son işiyle ilgili yoldan geçen Taraf gazetesi muhabirinin yaptığı "Kitap okuyarak verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz" başlıklı haber görülebilir:


28 Haziran 2009 Pazar günü ön sayfadan yayınlanan haber varlığı kadar, içerdiği cümlelerin büyük çoğunluğuyla bizi de şaşırtmış olsa da basındaki varlığımız olarak bunu buradan paylaşmayı istedik. Video görüntüleri ve metnimizi hazırladığımızda haberde çarpıtılmış şekilde ifade edilen duruma da açıklık getirmiş olacağız...

4/3/09

KRİZ

*English version, "CRISIS" and photo images are present in the blog archive under February 2009
*Fotoğraf görüntüleri 2009 February imi altındaki "CRISIS" başlığında görülebilir.
Sözde bir ekonomik kriz söylemi etrafında, gerçek bir kaos dünyanın her tarafını sarsıyor. Krizin kendisi, ekonomi hakkında teorik bilgisi olmayan insanların, günlük yaşamını etkilemeye başlamadan önce; krizin korkusu ve ekonomik önlemler insanların yaşama biçimlerini yönlendirmeye ve cezasını çektirmeye başladı. Her kim ki böyle bir fırsatı varsa, elindeki parayı tutmaya ve hatta kriz iddiasıyla olası herkese insanlık dışı taleplerde bulunarak parasını arttırmaya başladı. İşte, “Kriz” adlı sokak performansı kriz bahanesiyle insanlara yöneltilen bu insanlık dışı talepler üstüne temellenir.
Performans iki kişi tarafından üç bölüm halinde gerçekleştirilmiştir:
Birinci bölüm, İstiklal Caddesi üstünde yürüyen insanlara absürt ve mantıksız bir talep yöneltilmesiyle oluşur. Birinci uygulayıcı insanları oksijen maskesinden derin bir nefes alıp gidecekleri yere ulaşıncaya kadar nefes almazlarsa ekonomiye büyük katkıları olacağı konusunda ikna etmeye çalışırken, ikinci uygulayıcı da ucu boşlukta duran oksijen maskesini yollarına devam eden bu insanlara sunarak onlara yolları boyunca kullanacakları derin nefesi sağlamaya çalışmaktadır. Bu absürt talebin bahanesini, toplumun krizi en az zararla atlatmasına yardımcı olacakları iddiası oluşturmaktadır.
İkinci bölüm, “Kriz”in kişileştirilmesidir. Sırtına ve göğsüne üstünde “Kriz” yazan etiketler yapıştırılan birinci uygulayıcı krizi temsil etmektedir. Ayrıca yüzünde absürt bir makyaj ve sokakta en az kriz kadar dikkat çekebilmesi için ayak bileklerinde ziller vardır. İstiklal Caddesi’ni kesecek biçimde, insanların geçişini engelleyen bir bekçi gibi gidip gelmektedir. İkinci uygulayıcıysa performans başlayana kadar caddede yürüyen herhangi biri gibidir. Ancak, diğer uygulayıcıyla karşı karşıya geldiklerinde, “kriz” kendi etrafındaki küçük bir daireyi işaret ederek tam bu alanda ekonomik kriz olduğunu buradan geçemeyeceğini bildirir ve biraz yanını işaret ederek oradan geçmesini ima eder. İkinci uygulayıcı bu kez onun yanından geçmeye çalıştığında, “kriz” onu tekrar durdurarak aynı anlamsız açıklamayı yapar. Bu durum caddenin diğer tarafına ulaşıp ikinci uygulayıcı vazgeçip, geldiği yöne doğru geri dönünceye kadar aynı engellemeyle devam eder.
Üçüncü bölümde iki uygulayıcı da ikinci bölümde birinci uygulayıcının tarif edildiği biçimde “kriz”i temsil etmektedirler. Ancak ek olarak alt bacaklarına üstünde “Krizin Ayak Sesleri” yazan kartlar iliştirilmiştir. İki uygulayıcı, kriz kılığında üstünde “Kriz sebebiyle, ağır koşullarda ücret almadan çalışacak elemanlar aranmaktadır. Sigorta, servis ve ek ücretler yoktur.” yazan el ilanları dağıtırlar.
Performanslar süreçleri boyunca çok etkileşimli bir hal almıştır. Kimileri yoldan geçen başkalarının da dikkatini çekecek tepkiler vermişlerdir. Bu performanslar insanların mümkün olabildiğince tepki verdiği ve paylaştığı açık bir alan yaratmıştır.